Brüksel Lahanası...

Haberler

Arşiv

Sa. Ça. Pe. Cu. Cmt. Pzr. Pz.
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

Haberlere abone ol

Haberler e-maile gelsin

Ayın Anketi: Terör

PKK Terörünün Bitmesi Mümkün mü?

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu haberimizi beğendinizmi?

(Toplam 11 Oylar)
Yazı boyutunu değiştir : Decrease font Enlarge font
image

 

 

Ankara telaşlıydı..

Hem de ne telaş…

Her ne kadar Barroso ve Rehn abim gelse de kapıda ki not önemli..

‘Cuma’ya gittik anahtar paspasın altında’…

Krıter’ in bu kapak çizgisi ülkemde ki trajikomik gelişmelerin hoş bir analizi.

Kapatma gündeme gelince AKP, AB’ye bel bağladı..

Sanki Avrupa’yı yeniden keşfetti.

Barroso, Türkiye’nin fotoğrafını çekti..

301 sefer sayılı uçağıyla Ankara’ya gelen ağır ağabeylerin malum mönüsü belli..

Çankaya ise bu mönüye zeytinyağlılar ve kalkan tava ile yanıt verdi..

Eve misafir gelmiş gibi, terlik verip karşıladık…

Bayan Babacan’ın, babacan tavrı, eliyle çayı ikram etmesi akılda kalan karelerdi.

Oysa kuralcı Avrupalı kırmızı ışıkta bir bir geçerken, ihlal mantığını ülkesinde bırakmışa benziyordu.

Ama bizden daha fazla atak istedi…

Rehn’in boynundaki sarı-laci kravat her ne kadar AB’nin renkleri olsa da, karşılamalarda ‘Fener’ geyiği yapılsa da iş Vodafone’ un ‘geyikli’ reklamlarının ötesindeydi..

Yani ‘yap geyiğini, sarmadı diğerine dön’ gibi değildi..

Ve zücaciye dükkanında ki fil konumunda olan AKP görüşmelerin perde arkasında daha fazla atak isteğine ‘aynı takımdayız niye kalemize gol atalım’ diyordu…

Özetle ne olacak bu işin sonu?

Basit…

AKP’ye tam destek veren AB, aba altından Yargıya, Muhalefete vereceği mesajı verdi..

Hatırlarsınız aynen bugünkü gibi yine ciddi bir yargı polemiği vardı.

İşte ağabeyler de bu dönemde Ankara, İstanbul’u mesken tutmuştu!

Orhan Pamuk’un ortalığı geren davasının arifesinde Başkent Ankara’da, Başmüzakereci-Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın ofisinde baş başaydık..

Sıcağı sıcağına ilk yorumu da burada yapmıştı..

Ben soruyordum, oda yanıtlıyordu..

Babacan “hükümet olarak yargıya müdahaleden çekiniriz” diyordu.

Aslında hükümetin en etkili ağzı çekincesini belirtirken,  Avrupa’nın Yücel Aşkın’ın davası konusundaki gelişmelere olan tavrınaysa AKP kurmaylarından tepkiler geliyordu.

Orhan Pamuk meselesini kırmızı çizgi yapan Avrupa nedense çok satan ve art arda İngilizceye çevrilen kitaplarının ince hesabını pek yapmamıştı.

Ve Pamuk ceza yerse ülke anti demokratik, yemezse demokratik olacaktı.

Avrupa demokrasiyi böyle yorumluyor.

Bu kargaşa içerisinde Ali Babacan ile olan sohbetimiz de altını çizdiği önemli bir konu daha vardı.

“Avrupa bizi izliyor, ama bizde onları izliyoruz”...

Peki Avrupa’nın demokrasi anlayışıyla, Türkiye’deki demokratik algı uyum sağlıyor muydu?

Doğrusu bu kocaman soru işareti.

Terör örgütlerinin ofislerine izin veren anlayış dediğim dedikçi olacak.

Sohbetimizin bir yerinde Ali Babacan’ ın hatırlattığı bir nokta daha vardı.

“Türkiye’deki iç gündem, Artık Avrupa’nın da gündemi”

O zaman bu şu oluyor.

Avrupa’nın gündemiyse, Avrupa kendi kıstaslarıyla benim iç işlerime müdahil olacak.

“Biz yargıya müdahaleden çekiniriz” derken başkaları bizim hukuk sistemimize psikolojik göndermeler yapacak, çizgiler çizecek “bak ha yargılarsan, çok görürsün Avrupa’yı diyecek”

Şimdi gelenlerde aynen böyle demedi mi?

Ne dersiniz burada herkes kendine oynamıyor mu?

Sözü edilen Avrupa’nın evrensel değerlerine uyumsa, paketin kurdelesine bakmak lazım. Fiyonk atmayı öğrendik mi?

“viva Avrupa, viva demokrasi” diye bağırırız artık....

İşte Pamuk gibi bir başka dava daha öncesi birileri bizim iç gündemimizle bizlerle.

Hem de Ankara’nın tüm direklerine AB bayraklarını çektirterek…

Bu durumda sofralara ilave Brüksel lahanası iyi gider..

Gelinlik kız gibi zaten, sanki lahanaların cimcimesi..

Çeşit çeşit tarifi var..

Başçıkları  keskin kokulu, parlak yeşil renkli çok sevimli bir sebze.

Hem et, hem sebze yemekleri için ideal garnitür.

A ve C vitaminleri açısından çok zengin olduğundan, salata terkiplerinin tercih edilmesi önemle tavsiye olunur.

Hele hele, bahar yorgunluğunun, (ayyy davalarının) kol gezdiği şu günlerde…

Eğer tarifte sıkıntı yaşarsanız evdeki içişleri bakanlarına söyleyin bir koşu Barroso ve Rehn’e soruverirler.

Tuz ve karabiber oranlarını da alıversinler…

 

akarli65@gmail.com

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yorumlar (1 posted)

  • Yorumlayan kelem, 17 Nisan, 2008 13:07:04
    lahanaya kelem deriz biz, bu brüksel kelemi beslenme kültürü soğana endeksli olan memleketimiz insanına dokunmasın sakın :)))

.