Haberler
Arşiv
| Sa. | Ça. | Pe. | Cu. | Cmt. | Pzr. | Pz. | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |||
Haberlere abone ol
Ayın Anketi: Terör
Bu haberimizi beğendinizmi?
“Evlerinin önü boyalı direk Yerden yere vurdun sen beni felek.”
Şimdi ne zaman bu türküyü işitsek, ne zaman aklımıza düşse ve hafiften mırıldanmaya başlasak beraberinde bir flamenko rüzgârı da esiveriyor.
Çünkü Öykü ve Berk kardeşlerin bu türküye kattıkları yorumun içtenliği hepimizi sarıp sarmaladı.
Oysa Kerkük nere, İspanya nere, değil mi?
Ama şöyle bir düşünün bakalım!
Biraz geriye gidin!
Bu türkü ne zaman sizi derinden çarpmıştı?
Ne zaman içinizi yakmıştı!
Özellikle sinemaseverlere soruyorum; hatırlayın bakalım, ilk ne zaman bu türküyü tanımış, peşine takılmıştınız?
Muhsin Bey filminde!
Ali Nazik (Uğur Yücel) söylüyordu hani! Hem de nasıl söylüyordu...
“Göz göz olmuş ciğerlerim kanıyor
Beni gören deli olmuş sanıyor
Ölürüm de ayrılamam yar senden”
Muhsin Bey’in aklıma gelmesi şundan... Geçenlerde Sinema Festivali çerçevesinde Sadık Battal dostumun belgeseli “Yavuz Turgul’un Dünyası” nı izledim.
Belgeselin tamamlanmış halini epeydir merakla bekliyordum.
Yavuz Turgul belgeseli Sadık Battal’a çok yakışıyor.
Öyle ya, Turgul’un 1996’da Eşkıya’yla yaptığı çıkışın “sadece Türk sinemasını değil, bir milleti dirilttiğini” söyleyen Battal yapmayacaktı da kim yapacaktı bu belgeseli!
Sonuç harikaydı!
Filmin gösterimi bitip ışıklar yandığında...
Bir an önce eve gideyim, istedim.
Evden içeri girdiğim gibi Yavuz Turgul filmlerinin DVD’lerini çıkartıp ardı ardına izleyeyim istedim.
En çok da Muhsin Bey’i...
Ve bir de Gönül Yarası’nı...
Ne düşünüyorum, biliyor musunuz?
Muhsin Bey’lere dışardan baktığınızda kendi hayatlarını bir türlü hale yola koyamamış insanlar görürsünüz.
Ama biraz daha dikkatle bakınca anlarsınız ki, onların sessiz ama takipçi şefkatiyle ayakta duruyor birçok hayat!
Birçok direk onlar sayesinde devrilmiyor, birçok mahalleyi onlar gözetiyor!
Ama bizim medyada yoklar onlar!
Hırtlar, hırbolar, zavallılar, kifayetsiz muhterisler, azgınlar, cin olmadan şeytan çarpanlar, şımarıklar, görgüsüzler, zalimler...
Hepsi gazete sayfalarını, televizyon ekranlarını dolduruyor.
Türkiye bunlardan ibaret sanırsınız.
Çok parası olunca Kız Kulesi’ni gören küçük bir evin; gündüzleri tespih yapıp akşamları arkadaşlarla fasıl geçmeye başlamanın, Afitap Hanım’ı düşkünler evinden çekip almanın hayalini kuran Muhsin Bey’ler çekip gitmiş, yok olmuş sanırsınız.
Sosyal bilimciler, sinema eleştirmenleri falan bile, sorulunca “Turgul’un kahramanları Muhsin Bey’de gördüğümüz gibi yavaş yavaş sahneden çekilmekte olan bir dünyanın kahramanlarıdır” şeklinde cümleler sıralıyorlar.
Doğru değil bu!
Ya da inşallah doğru değildir!
Doğruysa, yandık demektir.





Son Dakika
Türkiye
Dünya


