Haberler
Arşiv
| Sa. | Ça. | Pe. | Cu. | Cmt. | Pzr. | Pz. | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | ||||||||||||
| 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | |||||||
| 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | |||||||
| 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | |||||||
| 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | |||||||
Haberlere abone ol
Ayın Anketi: Terör
Bu haberimizi beğendinizmi?
Beton binalar,asfalt yollar, korna sesleri, yükselen borsayı takip edebilme gayreti, televizyon kanallarını geziniyor olmanın telaşı, sınavlar, klavyeler, alışveriş telaşı, kredi kartı borçları vesaire vesaire…
Şöyle rahat bir nefes alın, çıkarın kafanızdan her şeyi, sıyrılın dünyanın keşmekeşinden. Yaşadığımız dünyadan bir cengaver sultan geçti. Üsküdar’a bütün tevazusuyla bir zamanlar bir Yavuz Sultan geldi.
İstanbul için yedi tepe üzerine kurulmuş derler; yedi tepe sur içi dediğimiz yerdedir. Yani eski Bizans’ın; Konstantinopoli’nde. Bu yedi tepeden birinde Yavuz bir aşık oturmuştur bütün heybet ve ihtişamiyle. Gül bahçesinde o , gece gündüz leylasıyla Haliç’i seyretmektedir. O bizim yanından geçerken burnumuzu tıkadığımız Haliç’i.
Evet yavuzdur bu aşık. Aşıktır ve hükümdardır. Bir de çöllerin fatihidir. Üstünde bir destan gibi oturduğu tepeye onun adı verilmiştir: SELİMİYE.
Bu fatih, bu çöller ve gönüller fatihi Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri, Sina Çölü’nü geçmekteler.. Hiçbir ordunun yayan geçmeye cesaret edemediği Sina Çölü’nü. Osmanlı ordusu arkasında Yavuz’un. Yavuz o ki, kulağına küpe takan, kölesiyim ben de sevgililer sevgilisi, yıldızlar yıldızı, yüceler yücesi, inciler imamesi olana diyerekten. O Yavuz ki; Peygamber aşığı. Yavuz o ki; adı duyulunca titreten, Hakk’ın adını duyunca titreyen.
Ansızın, apansız atından iner çölün ortasında. El pençe divan durur -o ki önünde el pençe divan durulan- öylece yürür, ırmaklar dolusu yaş akıtır gözlerinden sarsıla sarsıla. Çöl susmuş, çöl saygı duruşunda. Çöl Efendisi’nin huzurunda, ondan hiç ayrılmayan Efendisi’nin.
O gözyaşları, düşünce bir zenci yüreğine, ya da Habeş kralının göğsüne hangi sayfalar onu etsin izah! Hangi makam ona olsun beste!
Yavuz, o heybetli, o celalli, o Devlet-i Âli Osman’ın devletlû sultanı, çölde boynu bükük, yalın ayak, ağlayarak yürüyor. Ardında koca ordu. Atından inmiş koca bir ordu.
Ve Hasan can...Can dostu, yoldaşı Yavuz’un. Yaklaşır yanına, usulca ve edeple fısıldar, “Efendim, atınıza binseniz, ordu size hürmeten atlarından indi, telef olucaklar”
“Önde sultanlar sultanı, iki cihan serveri, gönüllerin umudu, annelerin şefkati, güllerin sahibi, gecelerin aydınlığı, kılıçların sevdalısı olan sevgili. En sevgili, Allah’ın Habibi Resulallah yalınayak yürürken ey Hasan can ben nasıl binerim atıma?” diyerek ırmak eder gözyaşlarını. Ve dile gelir yüreği Hasan canın karşısında;
“Padişah-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş;
Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş”
O Yavuz ki; korkunç Sina Çölü’nü geçerken bir aslan…
Yavuz o ki; Mısır’a girişte gözü yaşlı bir mü‘min…
Yavuzdur ki o; Üsküdar’da kendisini bir nefs muhasebesiyle yönlendiren ilahi ve deruni lezzetlere talip bir derviş…
Ve şimdi biz; Yavuz’u neden bulamıyoruz, biz mi kaybolduk maddenin karanlığında, Yavuz’u mu göremedik mananın aydınlığında.
Sina Çölü'nden daha kavruk bir iklimdeyim,
uzat ellerini,
uzat ki hissedeyim sendeki peygamber sevgisini…
Yorum Ekle
Yorumlar (15 posted)
-
Yorumlayan esra yıldırım, 16 Nisan, 2008 11:37:52yazılarınızı cok güzel cok başarılı buluyorum... sevgiler...
-
Yorumlayan murat solmaz, 11 Nisan, 2008 02:09:58hanımefendi yazılarınızın devamını diliyorum her yazınızı okuduğumda kendimi sorgulama imkanı yarrattığınızdan sonsuz teşşekkürler saygılarımla
-
Yorumlayan nurettin yoruldu, 31 Mart, 2008 00:30:06bu çok samimi ve çok içten anlatım için teşekkürler
-
Yorumlayan melih yusuf tokdemir, 28 Mart, 2008 14:55:47masaya vurulan bir yumruk gibiydi yazıydı. başka yerlerde de yazınız varmı acaba? yada burada daha çok yazınız olsa. ne kadar da bir yazılarınıza yenisi ekleniyor bilmiyorum ama artık hergün ziyaret ederim ben bu sayfayı.bir başka siteden düştüm buraya:) ne güsel oldu bu düşüş.. bakalım hikmeti ne ola
-
Yorumlayan yaşar sarı, 28 Mart, 2008 13:35:38zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevmem, gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.





Son Dakika
Türkiye
Dünya


