Devrimci, Maocu, Apocu, Darbeci, Ulusalcı, Ergenekoncu

Haberler

Arşiv

Sa. Ça. Pe. Cu. Cmt. Pzr. Pz.
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Haberlere abone ol

Haberler e-maile gelsin

Ayın Anketi: Terör

PKK Terörünün Bitmesi Mümkün mü?

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu haberimizi beğendinizmi?

(Toplam 10 Oylar)
Yazı boyutunu değiştir : Decrease font Enlarge font
image

 

 

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve partili arkadaşlarının, kaos ortamı oluşturarak 2009 yılı için darbe planı hazırlığında olduğu belirtilen Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmaları ve Parti genel merkezinde Yargıtay binası krokisi ile Yargıtay çalışanlarının fişlendiğini gösteren isim listesi ile AKP’ye açılan kapatma davası iddianamesinin çıkması, tekrar dikkatleri yıllardır provokasyonlardan beslenen İşçi Partisi`ne çevirdi.

***

Sivas olaylarının baş aktörü İP’in yayın organı Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Aziz Nesin, 2 Temmuz 1993’te Sivas’a davet edilerek burada milletin değerlerine hakaret dolu bir konuşma yaptı. Günler öncesinden başlayan provokasyon hazırlıkları netice verdi ve 2 Temmuz’da Sivas Madımak Otel’de 37 kişinin yaşamını yitirdiği ve tarihe kara leke olarak geçen olaylar yaşandı.

***

37 insanımızın diri diri yakıldığı olaylardan sonra Aydınlık gazetesi Sivas’ın Ali Baba Mahallesi’nde açtığı bir “Kara Tahta” ile sözde suçluların isimlerini ilan ediyordu. Gazete 5 Temmuz’dan başlayarak, “Elebaşları açıklıyoruz”(!!!) haberleriyle kara tahtaya yazılan isimleri gazete sayfalarına taşıdı. Türkiye`de ve tüm dünyada infial meydana getiren olay sonrası ülkenin istihbarat kurumları ve emniyet güçlerinin tespit edemediği kişilerin isimleri !!! Aydınlık gazetesinde çıkmasının ardından basının baskısından telaşa kapılan Emniyet yetkilileri olayla hiç alakası olmayan kişileri yakalayarak sorguya çekti, çekmek zorunda bırakıldı. Türkiye`nin bel kemiği olan istihbarat birimlerinin tespit edemediği, güvenlik güçlerinin bulamadığı isimleri bir bir bularak Türk adaletine tespit eden Aydınlık hem kışkırtıp hem de kışkıranları yakalayıp adalete teslim ederek dünyada eşi benzeri görülmeyen bir gazeteciliğe imza atmış oldu.

***

37 insanımızı diri diri yakmak suçundan Aydınlık`ın baskısı sonucu sorguya tabi tutulan kişilere (özellikle çocuklara) müdafi avukat tutturulmadığı gibi, 18 yaşından küçük sanıkların sorgulaması da avukatlar nezdinde yapılmadı. Yargının hiçe sayıldığı sorgulamalarda 18 yaşından küçük olan sanıklar; Temel Toy, Ali Temiz, Durmuş Tufan, Özer Çanaklıtaş, Bülent Güldü, Sedat Yıldırım, Vahit Kaynar, Tekin Arıs, Süleyman Kurşun, Ali Teke, Muammer Özdemir’e ait tutanaklarda kanunun aradığı mahiyette sanıkların talebi bile aranmaksızın, müdafi tayin edildiğine dair hiç bir kayıt bulunmaması da İP`nin yayın organı Aydınlık`ın amacına ulaştığını gözler önüne seriyor.

***

Türkiye`yi yasa boğan ve 12 askerimizin şehit edildiği 8 askerimizin de Kuzey Irak`a kaçırıldığı Dağlıca baskının ardından sahneye çıkan Perinçek 8 askerimizin teslim edilme şeklini beğenemeyerek : “8 askerin PKK`dan alınışına sevinemedim keşke tabutları gelseydi !!!” açıklamasıyla sağduyuya en fazla ihtiyaç duyulan günlerin en gergin açıklamasını yapmıştı. Perinçek`in ulusalcı kesime yaranmak için böyle bir açıklama yaptığı Ankara kulislerinde uzun zaman dillendirilirken, bölücü başı Apo`yla samimi fotoğrafları kendi basın-yayın organlarının kapaklarını süsleyen Perinçek`in askerlerimizin sağ salim kurtulmasından sevinç duyması da beklenemezdi sanırım.

***

Perinçek`in askerlerimizin teslim alınma şeklini beğen(e)mediğini iddia ederek ulusalcı bir görüntü çizmeye çalışmasına şüpheyle bakılmasına en büyük etken 13 yıl genel yayın yönetmenliğini yaptığı “2000`e Doğru Dergisi”. Çünkü Perinçek, başta 2000`e Doğru Dergisi ve Aydınlık olmak üzere yıllarca başında olduğu haftalık haber dergilerinde yazdıkları ya da manşete çıkardıkları ile PKK`yı öven haberlere, makalelere ve yorumlara imza attı. Perinçek`in 1980–1993 yılları arasında genel yayın yönetmenliğini yaptığı 2000`e Doğru Dergisi PKK`nın propaganda yapan haber ve makalelerle dolu.

***

Perinçek`in başında olduğu 2000`e Doğru Dergisi, terör örgütünü öven haberlerinde binlerce insanımızın katili teröristler için “gerilla”, Güneydoğu Anadolu Bölgesi için, “Kürdistan”, Mehmetçiğin öldürdüğü terörist leşleri için “şehitler” ifadelerini kullanarak Türk basın tarihine kara leke olarak geçti. Bebek katillerine “gerilla” diyen 2000`e Doğru Dergisi`nin terör örgütünü öven kapak haberleri ve tarihleri ise şöyle:

***

23 Temmuz 1989 : Cudi Dağı`nda Kimyasal Silah mı?

6 Ağustos 1989 : 2000'e Doğru Cudi Dağı`nda. PKK Ordulaşıyor.

3 Eylül 1989 : Gerilla Barınmasın Diye Ordu Orman Yakıyor.

1 Nisan 1990 : Gerillalar Albay`ın Kapısındaki Nöbetçiyi Dağa Kaldırdı.

12 Mayıs 1991 : İşte Türkiye`deki PKK Kampları.

16 Haziran 1991 : PKK`nın Kıskaç Harekatı.

15 Mart 1992 :Apo`nun Bahar Politikaları.

23 Ağustos 1992 : Karar Kürt Halkının: Referandum.

Perinçek haftalık olarak çıkarttığı 2000`e Doğru Dergisi`ni 1993 yılında kapatarak “Aydınlık” gazetesiyle terör örgütünü öven haber ve yazılarla yayın hayatına devam etti. 1994 yılına kadar günlük olarak çıkan gazete daha sonra haftalık haber dergisi haline getirildi.

***

1991 yılında PKK`nın kampını ziyaret edip, teröristleri selamlayan, terörist başı Apo`yu kucaklayan, sonra da Cumhuriyet mitinglerinde başrol oynayan Perinçek`in yönetimindeki derginin önemli yazarlarından birisi de Baskın Oran. 2004 yılında İnsan Hakları Danışma Kurulu tarafından hazırlanan “azınlık raporu”`nu hazırlayan komisyonun başkanı Baskın Oran raporunda Anayasadan “Türklük” kavramının çıkartılmasını teklif ederek kamuoyunda uzun süre tartışılan ve gerginliklere neden olan bir tartışmayı ortaya atmıştı.

***

Yani neresinden bakarsanız bakın, taşeronlar hep aynı, taşeronların kullandıkları argümanlar da yayınlar da hep aynı. Oyunun kuralı ise Türkiye`de kaos ortamı yaratmak. Bunun kimin işine yarayacağı ise önümüzdeki günlerde belli olacak. Soros çocukları ortalıkta vatan elde gidiyor diye nara atarken, birileri köşelerinde 1 günde borsadan, dolardan, euro ve altından kazandıkları parayı saymakla günlerini geçiriyor.

***

Bu arada Macit Efendi mahlası ile yazan yazarımız şahsıma güzel sözler ihsan eylemiş. Ağabeyimizin ellerinden öpüyor, yazdıklarına mahzar olabilmek için elimden geleni yapacağımı buradan beyan ediyorum. Her ne kadar kendisi kadar “çakar çakmaz çakan yazar” olamasak da bildiklerimizi, haber kulislerinde dolaşan son şayiaları yazmaktan geri kalmamaya devam edeceğiz elbette.

***

Son sözümde sevgili dostum Murat Sali`ye…Gündemin yoğunluğundan ve söyleyeceklerimizin çokluğundan bu siteyi faaliyete geçirmek için büyük çaba sarf eden dostuma teşekkür edememiştim. Otomobillendirmek yerine çakmayı tercih eden Macit ağabeyimizin bizden bahsini fırsat bilerek, hayallerinin peşini asla bırakmayan ve kendi inandığı doğrularından asla taviz vermeyen kadim dostum Murat Sali`yle nefes alıp verdiğim süre içinde her ortamda (sanal da olsa) kendisiyle bulunmaktan her daim şeref duyacağımı buradan bir kez daha ifade ediyorum. İyi ki varsın benim huysuz, sivri dilli, dik başlı, inatçı, kavgacı, ama dünya tatlısı dengesiz hipopotam kardeşim.

 

alkan.sinan@gmail.com 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yorumlar (2 posted)

  • Yorumlayan krizantem, 03 Nisan, 2008 19:19:33
    yazılarınız beğenerek takip ediyorum ve bir tesbitim var müsadenizle: sitedeki diğer yazar arkadaşlara nazaran daha sivri bir üslubunuz var, site koordinatörüne dengesiz hipopotam diyebilecek kadar sivri :)) murat sali hoş karşılayıp bu yazıyı yayınlayabiliyorsa bize zevkle okumak kalıyor tabii...
  • Yorumlayan ilhan uysal, 02 Nisan, 2008 19:32:05
    yazını tabiiki çok beğendim ve bütün yazılarını takip ediyorum yürekten kutluyorum hepinizi..murat sali için yazdıklarına gelince:ancak bu kadar güzel anlatılırdı:)

.