Yargıda Çifte Standart Olur mu?

Haberler

Arşiv

Sa. Ça. Pe. Cu. Cmt. Pzr. Pz.
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Haberlere abone ol

Haberler e-maile gelsin

Ayın Anketi: Terör

PKK Terörünün Bitmesi Mümkün mü?

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu haberimizi beğendinizmi?

(Toplam 2 Oylar)
Yazı boyutunu değiştir : Decrease font Enlarge font
image

Adamına göre muamele. Konjonktüre göre tavır. Zamana ve zemine göre değerlendirme. Gerçeği güce göre eğip bükme. Bunlar 'göre'celi yaklaşımlar. Bazı kişi ve kurumlar strateji adına bu yaklaşım içine girebilir.

Hatta makul gerekçeler üretip vicdanlarını temizleyebilirler. Ama söz konusu yargı olunca, göreceli yaklaşımın zihinlerde şüphe şeklinde bulunması bile tehlikeli. Türkiye böyle bir süreçten geçiyor.

Gazeteci Hasan Cemal, son dönemde yaşananları 'yargısal darbe süreci' olarak niteliyor. Hakem olması gerekenlerin oyuna dahil edilmek için baskı altına alındığı, hatta bazılarının takımlardan biriyle antrenmana bile çıktığı iddia ediliyor. Adı geçenler yalan dese de kimse inanmıyor. Hal böyle olunca kişilerin uygulamaları kurumları yıpratıyor. Kişiler geçici ama kurumların kalıcı olduğu unutulmamalı. Siyasete karşı öne çıkan her kurum, tartışmaların yıpratıcı etkisinden kendini kurtaramıyor. Özellikle emekli olmuş aktörlerin yıkıcı sözleri rakip yerine içinden geldiği kurumu vuruyor. Bir dönem mütekait paşalar, işi öyle abartmışlardı ki, Genelkurmay açıklama yaparak durdurdu bu süreci. Şimdi aynı iş yargıda oluyor. Sabih Kanadoğlu, Vural Savaş gibi isimler örneğin. Kanadoğlu, yargının 'bir bileni' olarak önümüzde duruyor. Süren bir soruşturmanın savcısına aba altından sopa gösteriyor. 'Sonu Şemdinli gibi olur' diyor. Kapatma davasında hassas teraziyi gösterip Ergenekon'da terazinin bir kefesine oturmaya kalkmak çifte standarttan başka bir şey değil. Hal böyleyken, Yargıtay Başkanlığı, Kanadoğlu gibilerin yıpratıcı sözleri karşısında sessiz kalmaya devam ediyor.

Ortada yeni bir kayıp trilyon davası var. Aynı durum Refahlıların başına gelince kıyamet kopuyor. Parti lideri evden çıkamayacak derecede ceza alıyor, bazı yöneticileri hapis yatıyor. Ama CHP'nin Hazine parasını harcama yöntemi ile ilgili dosya bir yıl bekletiliyor. Gece yarısına doğru yapılan bir açıklama ile 'dosya mahkemeye gönderildi' açıklaması ile yetiniliyor. Nokta Dergisi ve Alper Görmüş mesela. İftira suçlamasıyla yargılanıyor. Bir yıl sonra beraat ediyor. Günlüklere yansıyan darbeciler ve darbe süreci ortada kalıyor. Bu konuda mahkemeye yapılan suç duyuruları söz konusu. Ama, Alper Görmüş hâlâ cesur bir savcı arıyor. Yoksa bu ülkede bazılarının görünmez bir dokunulmazlığı mı var?

 

Ali AKKUŞ / ZAMAN 

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yorumlar (0 posted)

.