Haberler
Arşiv
| Sa. | Ça. | Pe. | Cu. | Cmt. | Pzr. | Pz. | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | ||||||||||||
| 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | |||||||
| 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | |||||||
| 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | |||||||
| 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | |||||||
Haberlere abone ol
Ayın Anketi: Terör
Bu haberimizi beğendinizmi?
O kadar çok konuşulanlar var ki dünyada.
Ve O kadar çok konuşanlar.
Ne kadar çok ‘modern dünyanın kuşatılmışlığı’ içindeyiz.
Ah insan, sessizliğin limanına bir sığınabilse dünyanın bütün dağdağasından sıyırıp kendini.
Razılıklar içre bir yaşayabilse.
Diyorum ki bizi bir bekleyen olmasa.
Tanınmasak o kadar.
Cebimizde hiç paramız olmasa, ya da azıcık olsa.
Evimiz küçücük olsa, içi sadeliklerle dolu olsa.
Yavuz Sultan Selim gibi;
“Padişah-ı âlem olmak bir kuru dâvâ imiş
Bir mürşide bende olmak cümleden âlâ imiş”
diyebilsek bir de.
Tevazü içinde azameti, azamet içinde tevazüyü bir yaşayabilsek.
“Neler çeker bu gönül, söylesem şikayet olur” diyebilsek.
Ne çok ihtiras içindeyiz oysa ki.
Çekler, senetler, ihaleler, evraklar…
Arabalar, apartmanlar, telefonlar…
Koltuklar, yatlar, çek yatlar…
Kaçımız hayata dervişce bakabiliyor bugün.
Kaçımızda ‘yarın korkusu’, ‘yarın endişesi’ yok.
Kaçımız ‘uhrevî sükûneti’, ‘uhrevî rahat’ı özlüyoruz .
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ‘Muradiye’ yazısında anlattığı o hayatı kaçımız talep ediyoruz.
Oysa;
Biz hep sahnede olmalıyız.
Hep vitrinde olmalıyız.
Hep önde olmalıyız.
Bizi tanımalı herkes.
Giydiğimiz marka olmalı.
Adımız marka olmalı.
Ve filanca makamda biz olmalıyız.
Filanca şehrin filanca semtinde oturmalıyız.
Seçkin olmalıyız, seçkinci olmalıyız.
Hakikat yurdunun bekçisi, müjdecisi sadece biz olmalıyız.
Etrafımızda kalabalıklar bizi tanımalı ve bize saygı duymalı.
Randevular, toplantılar olmalı hayatımızda, imza için kapımızda beklemeli mutlaka birileri.
Kravatsız ve ceket düğmesi açık olanları fırçalamalıyız bir güzel.
Bencilliğimiz, gururumuz sürekli okşanmalı.
Önemli biri olmalıyız, önemsenmeliyiz
ve düşmandan intikamımızı mutlaka almalıyız.
Bir koşturmaca gidiyoruz işte.
Boğazımıza kadar batmışız dünyaya.
Sanki bu dünyadan hiç ayrılmayacakmış gibi.
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz.
‘Dervişce yaşayabilmek, hayata devişce bakabilmek’ diyor biri burada.
Kim işitebilir ki bu seslenişi.
Boğazına kadar batmışken dünyaya.
Ne diyelim.
“Bu da geçer ya hu”!
bursa1326@gmail.com
Yorum Ekle
Yorumlar (3 posted)
-
Yorumlayan mustafa43, 08 Temmuz, 2008 13:25:19hayata çok fazla da dervişce bakmamak lazım, bunca zaman geçti yazının 2.si hala ortada yok.
-
Yorumlayan fakir, 09 Mayıs, 2008 13:35:01ah minel'l aşk
-
Yorumlayan mina, 25 Nisan, 2008 15:38:25yazdıkların çok yakınımda belki çoook uzağımdaki birini hatırlattı bana.yoksa o ben miyim?





Son Dakika
Türkiye
Dünya


