Hayata Dervişçe Bakabilmek

Haberler

Arşiv

Sa. Ça. Pe. Cu. Cmt. Pzr. Pz.
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Haberlere abone ol

Haberler e-maile gelsin

Ayın Anketi: Terör

PKK Terörünün Bitmesi Mümkün mü?

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu haberimizi beğendinizmi?

(Toplam 3 Oylar)
Yazı boyutunu değiştir : Decrease font Enlarge font
image

 

 

O kadar çok konuşulanlar var ki dünyada.

Ve O kadar çok konuşanlar.

Ne kadar çok ‘modern dünyanın kuşatılmışlığı’ içindeyiz.

Ah insan, sessizliğin limanına bir sığınabilse dünyanın bütün dağdağasından sıyırıp kendini.

Razılıklar içre bir yaşayabilse.

 

Diyorum ki bizi bir bekleyen olmasa.

Tanınmasak o kadar.

Cebimizde hiç paramız olmasa, ya da azıcık olsa.

Evimiz küçücük olsa, içi sadeliklerle dolu olsa.

 Yavuz Sultan Selim gibi;

“Padişah-ı âlem olmak bir kuru dâvâ imiş

 Bir mürşide bende olmak cümleden âlâ imiş”

diyebilsek bir de.

Tevazü içinde azameti, azamet içinde tevazüyü bir yaşayabilsek.

“Neler çeker bu gönül, söylesem şikayet olur” diyebilsek.

 

Ne çok ihtiras içindeyiz oysa ki.

Çekler, senetler, ihaleler, evraklar…

Arabalar, apartmanlar, telefonlar…

Koltuklar, yatlar, çek yatlar…

 

Kaçımız hayata dervişce bakabiliyor bugün.

Kaçımızda ‘yarın korkusu’, ‘yarın endişesi’ yok.

Kaçımız ‘uhrevî sükûneti’, ‘uhrevî rahat’ı özlüyoruz .

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ‘Muradiye’ yazısında anlattığı o hayatı kaçımız talep ediyoruz.

Oysa;

Biz hep sahnede olmalıyız.

Hep vitrinde olmalıyız.

Hep önde olmalıyız.

Bizi tanımalı herkes.

Giydiğimiz marka olmalı.

Adımız marka olmalı.

Ve filanca makamda biz olmalıyız.

Filanca şehrin filanca semtinde oturmalıyız.

Seçkin olmalıyız, seçkinci olmalıyız.

Hakikat yurdunun bekçisi, müjdecisi sadece biz olmalıyız.

Etrafımızda kalabalıklar bizi tanımalı ve bize saygı duymalı.

Randevular, toplantılar olmalı hayatımızda, imza için kapımızda beklemeli  mutlaka birileri.

Kravatsız ve ceket düğmesi açık olanları fırçalamalıyız bir güzel.

Bencilliğimiz, gururumuz sürekli okşanmalı.

Önemli biri olmalıyız, önemsenmeliyiz

ve düşmandan intikamımızı mutlaka almalıyız.

 

Bir koşturmaca gidiyoruz işte.

Boğazımıza kadar batmışız dünyaya.

Sanki bu dünyadan hiç ayrılmayacakmış gibi.

Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz.

‘Dervişce yaşayabilmek, hayata devişce bakabilmek’ diyor biri burada.

Kim işitebilir ki bu seslenişi.

Boğazına kadar batmışken dünyaya.

 

Ne diyelim.

“Bu da geçer ya hu”!

 

bursa1326@gmail.com 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yorumlar (3 posted)

  • Yorumlayan mustafa43, 08 Temmuz, 2008 13:25:19
    hayata çok fazla da dervişce bakmamak lazım, bunca zaman geçti yazının 2.si hala ortada yok.
  • Yorumlayan fakir, 09 Mayıs, 2008 13:35:01
    ah minel'l aşk
  • Yorumlayan mina, 25 Nisan, 2008 15:38:25
    yazdıkların çok yakınımda belki çoook uzağımdaki birini hatırlattı bana.yoksa o ben miyim?

.