Üzerine Kuş Konmayan Trenler

Haberler

Arşiv

Sa. Ça. Pe. Cu. Cmt. Pzr. Pz.
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Haberlere abone ol

Haberler e-maile gelsin

Ayın Anketi: Terör

PKK Terörünün Bitmesi Mümkün mü?

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu haberimizi beğendinizmi?

(Toplam 25 Oylar)
Yazı boyutunu değiştir : Decrease font Enlarge font
image

 

 

Trenler vardı. Kara duman çıkaran, kara trenler.

Neden kara tren denir bilinmez. Belki kara duman çıkardığından; belki vagonlarının, lokomotifinin kara olduğundan; belki de sürekli tehir yapıp beklenildiğinden ve bir türlü gelmediğinden.

O kara trenleri yaşatan; kara değil, beyaz anılarla yaşatan çocuk zihinler var hâlâ.

Güzel bir rüyadır bu zihinlerdeki ve bir daha görülmeyecektir. İstasyonlarda beklenir o rüyada. Teneke sobanın başına toplanılır ve gaz lambasının ışığında, geciken kara trenler beklenir. Beklerken biletçinin verdiği küçük karton bileti herkes dikkatlice inceler.

Bu uzun beklemeler sonunda gelir tren. Geç de olsa gelir. Dumanlar tüttürerek, düdük öttürerek, büyük bir gürültüyle gelir. Aceleyle binilir trene sanki kimseyi almadan gidecekmiş gibi. Boş bir kompartıman aranır. Eşyalar yerleştirilir.

Hareket memurunun, motorun sesini bastıran düdük sesi ile hareket eder tren ve uzun uzun düdük çalarak karşılık verir hareket memuruna. Bazıları yüzleri trenin gidiş yönüne gelecek şekilde oturur. Ters oturunca tren tutar çünkü onları. Emniyet kemerleri takılır. Emniyet kemeri, dualardır, yolculuk duaları.

Yol uzundur ve trenin demir tekerleri hıza göre, ritmik ve birbirini takip eden sesler çıkarır. İlk başta rahatsız etse de sonraları duyulmaz artık. Gece ilerler, uyuklamalar başlar. Kompartıman kalabalıksa yukarıdaki valiz konulan raflardaki çantalar, valizler ve çuvallar aralanır ve çocuklar yatırılır buralara. Rafta uyuyan çocuk sabahleyin çoğunlukla aşağıdaki birinin kucağında uyanır. Gece uykusunda dönerken düşmüştür. Daha doğrusu düşmek üzereyken havada yakalanmıştır yarı uykulu büyükler tarafından. Zira bu tren yolculuklarında büyüklerin bir gözü açıktır valizlerin arasında uyuyan ve düşme ihtimali bulunan çocuk için.

Çocuklar için ayrı bir keyiftir bu yolculuklar, ayrı bir güzellik. Başka şehirdeki bir akraba ziyaret edilecek, birkaç gün kalınacaktır bu tren yolculuğunun sonunda. İşte çocuklar bu gezileri ve onları bu gezilere götüren trenleri çok severler. Çocuk zihinlerde yaşayan kara tren anıları bu sebeptendir ki unutulmaz.

Uzayıp giden yolculuk, sabahın ilk ışıklarıyla daha bir keyifli olur. Uyanır herkes. Sabah namazları kılınır trenin gidiş yönüne göre tayin edilen kıbleye yönelerek.

Çocuklar camlara üşüşür. Alabildiğine geniş ovalardan geçer trenler ve hele baharsa alabildiğine yeşildir ovalar. Ovaları sulayan, ufka kadar uzanan yüzlerce fıskiye görünür pencerelerden ve bu fıskiyeler yüzlerce “v” harfi gibi görünür çocukların gözünde. Bazen tünele girer tren ve çocuklar bekler dururlar tünele girmesini trenin. Karanlıkta avazları çıktığı kadar bağırırlar. Trenin tüneldeki havayı yarmasıyla çıkan sesi bastırmaya çalışırlar ama nafile.

Yol arkadaşları bulunur koridorlarda ve onlarla aynı pencereden bakılır ufka doğru. Manzaralar karşısında çocukça yorumlar yapılır. Çocukça sorular sorulur büyüklere “Trenin üzerine kuş konar mı?” gibi. “Konar” diye cevap verir büyükler. Oysa kuş konmaz trenlerin üzerine. Konamaz. Çünkü yuvarlaktır trenlerin üzeri ve kuşlar duramaz orada; ayakları kayar ve düşerler.

İstasyonlardan geçilir. Her istasyonda inenler ve binenler olur. Çocuklar iddiaya tutuşur kaç kişi inecek diye.

Anneler yol için önceden hazırlanmış yollukları çıkarır ve trenin açılır kapanır masasının üzerine mükellef bir yolculuk sofrası kurulur. Masanın pencereden tarafına çocuklar oturur, hem yiyeceklerden atıştırıp hem de etrafı seyredebilmek için. Elmalar, cevizler, salatalıklar, börekler, dolmalar… Karınlar doyurulur güzelce, çocukların pencereden her gördükleri hakkında büyüklere sordukları sorular eşliğinde.

“Bu kadar çok v harfini niye dikmişler tarlalara? Tren ileri giderken tarlalar niye geri doğru gider? Falanca akrabanın Austin marka kamyonu treni geçebilir mi? Tren raydan çıkarsa tekerlekleri tarlaların içinde toprağa saplanmadan gidebilir mi? İnerken kapılar kapanıverse ve tren hareket etse ne olur? Trenin içindeki lambalar nasıl yanar?...” Ardı arkası kesilmeyen ve cevabı olmayan sorular.

Ve yolculuk biter sonunda. Uzun yolculuğun yorgunluğunu taşıyan tren gara girer ve uzun uzun düdüğünü çalarak büyük bir gürültüyle durur. İlk önce çocuklar inmeye çalışır telaş ve heyecanla. Yeni bir şehir ve uzun zamandan beri hasreti çekilen akrabalar beklemektedir onları. Pencereden görülmüş ve el sallanıp bağırılarak geldikleri haber verilmiştir bekleyenlere. İlk çocuklar atılır onların kollarına sımsıkı sarılırlar. Karşılama faslından sonra çanta, valiz, çuval, artık yük olarak ne varsa vurulur sırtlara ve uzaklaşılır trenden.

Çocuklar birkaç gün sonra memlekete geri gidecekleri trene son bir kez bakarlar uzaktan. Gerçekten de trenin üzeri yuvarlaktır ve kuşlar konamaz oraya…

 

muratsali@hotmail.com 

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Printer çıktısı
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yorumlar (9 posted)

  • Yorumlayan kendimce, 09 Mart, 2008 21:55:00
    iki yazını da okudum... eskilere götürdün beni...zaten nostalji merakım vardır...ama bu kadar dejenere olurken herşey senin yazıların da derin ve hazin bir offf çektiriyor insana nereden nereye geldik diye !! kalemine,emeğine sağlık :))
  • Yorumlayan Ceren Tuğba, 05 Mart, 2008 15:31:25
    Çocuk güzeldir. Çocukluk ise daha güzel... unutulmayan ve zaman geçtikçe en çok değer kazanan 'an'lardır. kuşlar trenlerin üzerine konmasa da , kara trenler ve buram buram saflık kokan hikayeler hep hafızalarda...
  • Yorumlayan ahmet erdoğan, 04 Mart, 2008 14:58:44
    öküzlerin trene bakış keyfini de ekleseydin ya...
  • Yorumlayan EHS, 04 Mart, 2008 13:05:31
    Uzun, ucuz, gecikmeli, bol yolculu, çok meşrepli, etnik çeşnili ulaşım aracı... TREN... kalemine sağlık Murat bey amca...
  • Yorumlayan DejaVu, 04 Mart, 2008 10:31:13
    Bakmak ile görmek arasındaki fark bu olsa gerek. Bende trene binerim ama bu kadar ayrıntıyı görmem biner giderim hepsi bu :)

.