Haberler
Anket:Ergenekon
Ergenekon'un Terör Örgütü Olduğuna İnanıyor musunuz?
Savaşın Çocuğuna
Gözlerini gördüm… Yüreğime saplanan hançer bakışlarını gördüm. Hesap soran içli gözyaşlarını.
Seni ne hale getirdik ey mahzun diyarların mahzun çocuğu. Nasıl destur verdik tebessüm ettiğinde kandilleri yakıp geceyi aydınlatan gözlerine karanlığın korkusunun yer etmesine.
Umutların vardı elbette, gözlerine binlerce kez dolan umutların. Nasıl izin verdik güvercin gibi yuvadan uçup gitmesine. Umutların paramparça oldular. Tuz buz oldu bütün aynalar ve kırık parçalar her gün bir kez daha battı yüreğime, acını içimde yanar gibi hissettim sen histen daha öte yandıkça yandın. Suçlamana karşı boynum kıldan ince, ey umudunu yele veren minik yürek, ben buna nasıl dayandım…
Şarkılar vardı elbet dilinde. İçinde kelebeklerin, mor çiçeklerin, gülücüklerin olduğu şarkılar. Başı göğe değen dağlara çıkarak haykırdığın ve sesinin neşesini cihana duyurduğun şarkılar vardı dilinde. Şimdi biz feryadını ve âhını topluyoruz küllenen gökyüzünde. Nasıl oldu da sen acı ve keder çığlıkları atarken ben şarkılar söyledim sırça köşkümde. Kahroluyorum şimdi her sükutunda.
Senin sükutuna rağman bir bayram sabahını daha karşılıyorum. İçimde bayramlık bir sevinçle..üzerimde bayramlık renklerle. Gözleri tebessüm eden nice insanlar girip çıkıyor evime, nice eller öpülüyor ve nice alınlar değiyor ellerime.
İçimde kapkara bir yangın… bir yalnızlık, bir terk ediş sonucu duyduğum ızdırap. Şimdi döne döne seni arasam da her bakan gözde, belli ki yüreğinle birlikte bedenin de yanmış ateşte
Ey mahzun diyarların içli çocuğu!!! İmanımın zayıflığı sonucu sana karşı hassas davranamamış olan ben samimiyetimi sorguladığım şu demlerde ihanetimin acısıyla yanmaktayım. Ve baktım ki sen yoksun…
Sen firar ettiğinden beri benim gönlümden, yüzümde acı bir gözyaşı kaldı
Şimdi bayramın mübarek olsun diyor yakınlarım
Ne diyeyim
Firakı yar ile bayram anca bu kadar olur…
93 kez okundu
Seni ne hale getirdik ey mahzun diyarların mahzun çocuğu. Nasıl destur verdik tebessüm ettiğinde kandilleri yakıp geceyi aydınlatan gözlerine karanlığın korkusunun yer etmesine.
Umutların vardı elbette, gözlerine binlerce kez dolan umutların. Nasıl izin verdik güvercin gibi yuvadan uçup gitmesine. Umutların paramparça oldular. Tuz buz oldu bütün aynalar ve kırık parçalar her gün bir kez daha battı yüreğime, acını içimde yanar gibi hissettim sen histen daha öte yandıkça yandın. Suçlamana karşı boynum kıldan ince, ey umudunu yele veren minik yürek, ben buna nasıl dayandım…
Şarkılar vardı elbet dilinde. İçinde kelebeklerin, mor çiçeklerin, gülücüklerin olduğu şarkılar. Başı göğe değen dağlara çıkarak haykırdığın ve sesinin neşesini cihana duyurduğun şarkılar vardı dilinde. Şimdi biz feryadını ve âhını topluyoruz küllenen gökyüzünde. Nasıl oldu da sen acı ve keder çığlıkları atarken ben şarkılar söyledim sırça köşkümde. Kahroluyorum şimdi her sükutunda.
Senin sükutuna rağman bir bayram sabahını daha karşılıyorum. İçimde bayramlık bir sevinçle..üzerimde bayramlık renklerle. Gözleri tebessüm eden nice insanlar girip çıkıyor evime, nice eller öpülüyor ve nice alınlar değiyor ellerime.
İçimde kapkara bir yangın… bir yalnızlık, bir terk ediş sonucu duyduğum ızdırap. Şimdi döne döne seni arasam da her bakan gözde, belli ki yüreğinle birlikte bedenin de yanmış ateşte
Ey mahzun diyarların içli çocuğu!!! İmanımın zayıflığı sonucu sana karşı hassas davranamamış olan ben samimiyetimi sorguladığım şu demlerde ihanetimin acısıyla yanmaktayım. Ve baktım ki sen yoksun…
Sen firar ettiğinden beri benim gönlümden, yüzümde acı bir gözyaşı kaldı
Şimdi bayramın mübarek olsun diyor yakınlarım
Ne diyeyim
Firakı yar ile bayram anca bu kadar olur…
Bu haber için oy ver




del.icio.us
Digg
Technorati
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin