Haberler
Anket:Ergenekon
Ergenekon'un Terör Örgütü Olduğuna İnanıyor musunuz?
Canaydın Değirmeni..
Hagi, Fatih Terim, Karl Hainz Feldkamp…
Bu üç isim Galatasaray camiasında çok sevilen, sayılan ve efsaneler listesine çoktan girmiş isimlerdi. Fakat üçününde enteresan bir ortak yönü vardı. Bu üç isim belli bir zamandan sonra tekrar Galatasaray'a dönmüşlerdi ve döndüklerinde başkan, Özhan Canaydın idi.
Hagi: Galatasaray'da futbol oynadığı zamanlarda taraflı tarafsız herkesin gönlünde taht kurmuş, taraftarın sevgilisi olmuştu. 'I love you Hagi' tezahüratları hala belleklerde yerini koruyor. Türlü zamanlarda kullanmak üzere hazır tutuluyor. Teknik patron olarak geri geldiği Cim Bom'dan Özhan Canaydın başkanlığındaki yönetimin hataları sebebiyle bileti kesildi. Gideceği güne kadar başkan Canaydın Hagi'nin arkasında olduğunu söylüyordu.
Fatih Terim: 2000 yılında tarih yazılmış, herkesin hayalleri kulübün gerçekleri arasına girmiş, ”imparator” ya da “sinyor” ünvanları herkes tarafından ona layık görülmüştü. Özhan Canaydın; sırf “gönlünüzdeki hocayı takımın başına getireceğim” vaadini yerine getirmek için hesapsız-kitapsız bir şekilde Fatih Hoca'yı takımın başına getirmişti. Fakat yönetim başarısızdı, sorunluydu. İmparator takımı bıraktı veya bırakmak zorunda kaldı. Gittiği güne kadar Özhan başkan Terim’in arkasınaydı.
Feldkamp: 1992 yılında takımın başına geçmiş, uzun bir aradan sonra camiaya şampiyonluk yaşatmış, takıma uzun yıllar hizmet edecek oyuncular kazandırmış ve Galatasaray tarihinde yerini almıştı. Yıllar sonra yeniden takımın başına geldi. Ve yine başkan, Özhan Canaydın idi. Adamın yaşına sağlık durumuna bakmadan türlü taktiklerle ikna edip takım Kalli’ye emanet edilmişti. Ve tesadüf bu ya yönetim yine başarısız ve sorunluydu. Ve Kalli yavaş yavaş yorgun bedeniyle aramızdan ayrılmaya hazırlanıyordu. Ve hala Özhan Canaydın ve ekibi hocanın arkasında oldukları yönünde açıklamalar yapıyorlardı.
Evet. Fair Play ödüllü başkan Özhan Canaydın Galatasaray camiasında efsaneleşmiş isimleri birer birer ele alıp, camia tarafından kendilerine verilen apoletlerini söküyor.
Yönetim; içinde bulunduğu sorunları, sportif başarıyı gözetmeksizin halletmeye çalıştığı sürece başarısız olacak; başarıyı yakalamak, takımı içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için takımın başına gelen efsane isimler bir bir tükenecek ve bir gün gelip Efsane Başkan (!) Özhan Abi “hakkınızı helal edin bırakıyorum” diyecek.
Demesine diyecek ama, giderken de işleri iyice açmaza sokacak olan Adnan Polat’ı işaret edecek, arkasında olduğunu söyleyecek; gazı almış Adnan Polat adaylığını açıklayacak, Özhan Abi’sinin başkalarının da arkasına geçmeye çalıştığını uzaktan seyredecek.
Şu sıralar eski başkanlardan Faruk Süren’i kolluyor arkasına geçmek için ama Faruk Başkan şimdilik bunu yemiyor.
Özhan Canaydın kimin arkasında olduysa, onu arkadan iterek değirmene kadar götürüyor.
Değirmende olanlar herkesçe malum…
gurbet_avci@hotmail.com
70 kez okundu
Bu üç isim Galatasaray camiasında çok sevilen, sayılan ve efsaneler listesine çoktan girmiş isimlerdi. Fakat üçününde enteresan bir ortak yönü vardı. Bu üç isim belli bir zamandan sonra tekrar Galatasaray'a dönmüşlerdi ve döndüklerinde başkan, Özhan Canaydın idi.
Hagi: Galatasaray'da futbol oynadığı zamanlarda taraflı tarafsız herkesin gönlünde taht kurmuş, taraftarın sevgilisi olmuştu. 'I love you Hagi' tezahüratları hala belleklerde yerini koruyor. Türlü zamanlarda kullanmak üzere hazır tutuluyor. Teknik patron olarak geri geldiği Cim Bom'dan Özhan Canaydın başkanlığındaki yönetimin hataları sebebiyle bileti kesildi. Gideceği güne kadar başkan Canaydın Hagi'nin arkasında olduğunu söylüyordu.
Fatih Terim: 2000 yılında tarih yazılmış, herkesin hayalleri kulübün gerçekleri arasına girmiş, ”imparator” ya da “sinyor” ünvanları herkes tarafından ona layık görülmüştü. Özhan Canaydın; sırf “gönlünüzdeki hocayı takımın başına getireceğim” vaadini yerine getirmek için hesapsız-kitapsız bir şekilde Fatih Hoca'yı takımın başına getirmişti. Fakat yönetim başarısızdı, sorunluydu. İmparator takımı bıraktı veya bırakmak zorunda kaldı. Gittiği güne kadar Özhan başkan Terim’in arkasınaydı.
Feldkamp: 1992 yılında takımın başına geçmiş, uzun bir aradan sonra camiaya şampiyonluk yaşatmış, takıma uzun yıllar hizmet edecek oyuncular kazandırmış ve Galatasaray tarihinde yerini almıştı. Yıllar sonra yeniden takımın başına geldi. Ve yine başkan, Özhan Canaydın idi. Adamın yaşına sağlık durumuna bakmadan türlü taktiklerle ikna edip takım Kalli’ye emanet edilmişti. Ve tesadüf bu ya yönetim yine başarısız ve sorunluydu. Ve Kalli yavaş yavaş yorgun bedeniyle aramızdan ayrılmaya hazırlanıyordu. Ve hala Özhan Canaydın ve ekibi hocanın arkasında oldukları yönünde açıklamalar yapıyorlardı.
Evet. Fair Play ödüllü başkan Özhan Canaydın Galatasaray camiasında efsaneleşmiş isimleri birer birer ele alıp, camia tarafından kendilerine verilen apoletlerini söküyor.
Yönetim; içinde bulunduğu sorunları, sportif başarıyı gözetmeksizin halletmeye çalıştığı sürece başarısız olacak; başarıyı yakalamak, takımı içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için takımın başına gelen efsane isimler bir bir tükenecek ve bir gün gelip Efsane Başkan (!) Özhan Abi “hakkınızı helal edin bırakıyorum” diyecek.
Demesine diyecek ama, giderken de işleri iyice açmaza sokacak olan Adnan Polat’ı işaret edecek, arkasında olduğunu söyleyecek; gazı almış Adnan Polat adaylığını açıklayacak, Özhan Abi’sinin başkalarının da arkasına geçmeye çalıştığını uzaktan seyredecek.
Şu sıralar eski başkanlardan Faruk Süren’i kolluyor arkasına geçmek için ama Faruk Başkan şimdilik bunu yemiyor.
Özhan Canaydın kimin arkasında olduysa, onu arkadan iterek değirmene kadar götürüyor.
Değirmende olanlar herkesçe malum…
gurbet_avci@hotmail.com
Bu haber için oy ver




del.icio.us
Digg
Technorati
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin