Aman Doktor Canım Doktor
Efendim söze nasıl başlamak lazım gelir bilmem. Aslına bakarsanız sinirlerim fırlamışken bu yazıyı yazmak vardı ya vaktim olmadı. Maazallah ağzımdan kötü bi söz falan çıkardı o zaman. İnsan olmanın yakıştırılmadığı, hoop kardeş sen de kimsin gibisinden hissettirildiğim bir günün arkasından yazıyorum şimdi.
Bendeniz Fatoş Hanım gibi kilolarımdan nasıl kurtulacağım diye düşünen bir bayandım.Çok düşündüm çok taşındım dedim ha gayret sen nelerin üstesinden geldin bunu mu halledemeyceksin. Bastım gaza. Diyetisyen kontrolünde diyet yaptım, spor salonlarında hareket yaptım, derken 20 kilo verdim. Eee her sefanın bir de cefası olurmuş. Bu kadar otur dur sen, başla tempolu bi hayata alışkın mı bünye. Sol diz dedi ben bittim. Bükemiyorum, acıyor derken, bi de ortopedi uzmanı bulmaya geldi sıra.
Bundan 8 yıl önce çok ciddi bir trafik kazası geçirmiştim. Rabbim bana tekrar hayatımı verdi, görülecek günlerim varmış. Beyin travması yanında bi de köprücük kemiğim kırılmıştı. Bi tanıdık vasıtasıyla mükemmel ötesi bi ortopedi uzmanı bulmuştuk. Aman ne iyi yapmıştı da beni alçılar içinde 3 hafta yelek şeklinde bi alçıyla tutmuştu, aman kemiklerimi nasıl da güzel tutturmuştu, hele o dili. Nasıl da hastasını anlardı nasıl da sevecendi, şeker mi şeker bi insandı.
Tabi bunlar bugüne kadar düşündüklerimdi yazık . Diz bu halde olunca hemen canım doktorcuğumu aradım muayenehanesini kapatmış hastanede göreve devam. Ama izindeymiş, eh dedim acil durum ya özele çıkarım ondan da randevu alır gösteririm filmleri falan. Neyse efendim dizimin emarı çekildi belki ameliyatlık bi durum dedi doktor. Tedavi verdi, ama ben diyorum ya yok yok o bilmez benim doktorum bi tanedir ben bi de ona göstereceğim.
Aradan geçti bi hafta. Ben kendimden emin, sıramı bekliyorum, gelir mi sıra burası devlet hastanesi, ağzı kokan insanlar, sıkışık kuyruklar, çığlıklar… heh geldi benim ki nasıl sevinçliyim beni yine eskisi gibi karşılayacak, hiç unutmaz ki hem beni. Polyanna seni.
Sıram geldi girdim içeri benimle birlikte iki kişi daha aldılar içeri, doktorcuğum bir iyilik meleği bi amcaya yardım etmek için beni bekletti ama olsun, gelecekti ya.
Ve geldi, ama muhteşem geldi kendimi tanıtmama müsaade etmeden nerden tanıyayım bayan demez mi, şey ben özel lik le si z e ge… Derken filmlere bile bakmadan bi şeyler mırıldandı ama ben yutkunmaktan pek anlayamadım. Di zi me bak ma ya cak mısınız dedim titrek bir sesle zoraki kalktı yerinden dizimi tuttu büktü yolladı beni. Çıktığımda hüngür hüngür ağlamak istedim. Özel hastanelere gelemeyen insanları düşündüm burada nasıl insanlıklarının çıkarıldığını gördüm.
Onların hastalıkları sayesinde döner sermayeden döne döne yiyenleri düşündüm. Haram olsun dedim. Ama en çok neyi istedim biliyo musunuz bi gün o doktorun ofisimde gelip bana boyun bükmesini istedim ne bileyim egom ancak öyle tatmin olacaktı.
8 yıl önce gittiğim doktorum özel muayenehanesi olduğunu unutmuştum,
para tatlıydı, o zaman hasta da tatlıydı. Maalesef ki çıkarlar her zaman ön planda. Tabi ki para olmadan olmaz ama doktorcum bişey diyeyim mi hasta olmazsa sen de olmazsın.




del.icio.us
Digg
Technorati
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin